BİA TEKNOLOJİ TÜRKİYE’NİN İLK TIP ROBOTLARINDAN BİRİNİ GELİŞTİRİYOR

Söyleşimize YTÜ Kuluçka bünyesinde ürününü ticarileştirme aşamasında olan genç girişimcilerle devam ediyoruz:

Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Türkiye ile bölge ülkelerindeki sağlık merkezleri ve hastaneler için tıbbi cihaz geliştirmek amacıyla YTÜ teknoparkta kurulan Bia Teknoloji Ar-Ge faaliyetlerine 2015’te başladı. Ben ismim Kemal Eren Cengiz ve arkadaşım Hüseyin Ergin ile birlikte YTÜ Makine bölümünden 2 yıl önce mezun olduk. Ben şu anda YTÜ Makine Teorisi ve Sistem anabilim dalında yüksek lisans yapıyorum.

Üniversiteden mezun olduktan sonra Sanayi Bakanlığı Teknogirişim Sermayesi desteğiyle kendi işimizi kurarak iş hayatına atılmış olduk. Bu noktada YTÜ Kuluçka merkezi ve prototip atölyesi bize büyük destek oldu. Üniversite yıllarında öğrenci kulüpleri arasında en aktif kulüplerden biri olan Makine Teknolojileri  Kulübü’nde projelere yapıyor ve etkinlikler düzenliyorduk. Üniversiteden sonra ise kendi işimizi kurmak istiyorduk.

İş fikriniz nasıl ortaya çıktı?

Tıbbi cihazlar ilgi alanımıza giriyordu ve çevremizde bel-boyun ağrısı/fıtığı olan çok sayıda insan yer alıyordu. Doktorlar bu kişilerin ameliyat olmasının riskli olduğunu söylüyordu. Biz de araştırmalarımız sonucunda bel ve boyun rahatsızlığı çeken insanlara yönelik bir fizik tedavi cihazı yapabileceğimizi anladık. Türkiye’de bu alanda ürün tasarlayan ve üreten firma sayısının az olması kendi işimizi kurmamıza yardımcı oldu.

Devamını Gör

Kişiye özel programlanabilir tıp robotu

Şu anda üzerinde çalıştığımız ilk ürün olan SpinaTrak çözümü bel ve boyun fıtığının tedavisinde kullanılan bir spinal dekompresyon cihazı. Cihazımız bel ve boyun rahatsızlıklarında omurlar arasındaki disklerin basıncını azaltılarak rahatsızlığın tedavisini sağlıyor. Ameliyata gerek kalmadan robotik rehabilitasyon yapılan cihazla mobilizasyon tedavisi de mümkün oluyor.

SpinaTrak’ın en büyük özelliği hastanın omurgasının sertliği gibi parametrelere göre kişiye özel olarak programlanabilmesi ve kişiselleştirilmiş tedaviye imkan vermesi. Ön ayarlar belirlendikten sonra otomatik olarak da çalışabilir; ama hasta güvenliği açısından her zaman hekim kontrolünde kullanılması gerekiyor.

Bu cihazı Türkiye’de geliştiren ilk firma olarak sağlık sektörüne öncülük ediyoruz. Cihazımız hastanelerde fizik tedavi uzmanlarının işini kolaylaştıracak. Bu da hastaların fizik tedaviye erişimini kolaylaştırarak tedavinin ülke genelinde yaygınlaşmasını sağlayacak.

Yüzde 100 yerli tasarım

Şimdilik devlet desteğiyle ilerliyoruz. Sanayi Bakanlığı’ndan Teknogirişim Sermayesi Desteği alarak 100 bin TL ile cihazın bir prototipini ürettik ve patent başvurusunu tamamladık. Bu bağlamda yazılım, elektronik kartlar ve mekanik tasarım bize ait. Medikal motor ise yurt dışından geliyor. Sonuçta 3D printer step motorundan çok daha hassas olan bu motorlar özel üretim olmak zorunda.

Ürünün endüstriyel hale getirilmesi için Tübitak 1507 Programı desteğini aldık ve projenin bütçesini 500 bin TL olarak belirledik. En kısa sürede ürünü tamamlayıp pazara hazır hale getirmek için özveriyle çalışıyoruz. Ancak, fizik tedaviden sonra hastanın evinde yanlışlıkla kendini sakatlamadan tedaviye devam etmesi gerekiyor. Sürekli doktor kontrolü olmasa da doktor yönlendirmesi gereken bir süreç bu ve en iyi çözüm de hastayı giyilebilir teknolojilerle desteklemek.

Giyilebilir sensör ağı

Hastaların tekrar fıtık olmamak için kaslarını güçlendirmesi gerekiyor. Biz de bunun için giyilebilir bir sensör ağı tasarlıyoruz (kişi başına 4-8 sensör). Sonuçta bel, boyun gibi bölgelere sensörler yerleştirilecek. Bunlar hastanın kaslarını ne kadar çalıştırdığı ve zorladığına dair doktora bilgi verecek. Tablet, akıllı telefon ve laptop ekranında hasta ile doktor yapılan egzersizleri takip edebilecek.

2017’nin ikinci yarısında ürünü satılabilir hale getirmeyi ve 3 senede 7,5 Milyon TL satış hasılatı elde etmeyi planlıyoruz. Nakit akışı ile birlikte şu an fikir aşamasında olduğumuz rehabilitasyon cihazlarının üzerinde çalışarak ürün sürekliliğini sağlamayı hedefliyoruz. Sonuçta cihazımız omurların dönme merkezlerine özel tasarlandı. Bu yüzden omurgayı hastaya göre döndürüyor. Tedavi kolaylığı sağlayan bu özellik sadece bizim cihazımızda var.

Yerli üretim tıbbi cihazlar ekonomiye büyük katkıda bulunuyor ve yurttaşların fizik tedavi gibi kritik süreçlere erişmesini kolaylaştırıyor. YTÜ Kuluçka ile Sanayi Bakanlığının desteği biz girişimcilerin hayallerini gerçekleştirmesini, katma değerli ürünlerle hizmetler yaratmasını ve nihayet sektör-üniversite işbirliğinin üretkenliğini artırmasını sağlıyor.

Daha Az Gör